
Eğitim çalışanlarının huzuru, kurumlarımızın sağlıklı işleyişi ve eğitim hizmetinin kesintisiz yürütülmesi hepimizin ortak sorumluluğudur.
Elbette kurumlarda yaşanan sorunlar dile getirilmeli, eksiklikler ortaya konulmalı ve çözüm için mücadele edilmelidir. Ancak Sendikal mücadele kurumları kamuoyu önünde yıpratmak, eğitim çalışanlarını karşı karşıya getirmek veya yöneticileri hedef göstermek üzerinden yürütülmemelidir.
Bir kurumun yasal mevzuat çerçevesinde personel ihtiyacını bildirmesini ve personel talep etmesini, “öğretmenleri zorlamak” şeklinde nitelemek de doğru bir Sendikal yaklaşım değildir.
Kurumların ve yöneticilerin yıpratılması sorunları çözmez. Öğretmenlerin karşı karşıya getirilmesi çalışma barışına katkı sağlamaz. “İstifa edin” çağrısı yapmak ise tek başına Sendikal mücadele değildir.
Gerçek Sendikacılık
Sorunu tespit eder,
Muhatabına taşır,
Çözüm önerisini ortaya koyar,
Gerektiğinde hukuki ve idari yolları kullanır,
Sonuç alıncaya kadar süreci takip eder.
Başkasının çözüm önerisini eleştirmek kolaydır önemli olan kendi çözümünüzü ortaya koyabilmektir.
Eğitim çalışanlarının hakkını savunmak adına kurumları zedelemek, yöneticileri hedef hâline getirmek veya yasal personel taleplerini öğretmenleri zorlamak şeklinde nitelemek yerine eğitim hizmetinin niteliğini, çalışanların huzurunu ve kurumların işleyişini birlikte gözeten bir Sendikal anlayış ortaya konulmalıdır.
Çünkü bizim anlayışımızda Sendikacılık
Sadece eleştirmek değil, çözüm üretmektir.
Sadece konuşmak değil, mücadele etmektir.
Sadece sorun göstermek değil, sorunun çözümünü takip etmektir.
Kurumları yıpratmak değil, kurumlarda çalışma barışını güçlendirmektir.
Eğitim Çalışanlarının İhtiyacı Sendikal Show Değil,
Gerçek Sendikal Mücadeledir.
YURT – Eğitim Sen
Genel Merkez
Basın Bürosu
