YURT EĞİTİM SEN

Eğitimde Nereye Gidiyoruz ?

Yazı Tarihi :14 Aralık 2017
866 Kez Görüntülendi

Milli Eğitim Bakanlığı ülkeyi birleştiren, geliştiren, toplumun istek ve ihtiyaçları doğrultusunda bireyi yetiştiren ve hayata hazırlayan bir kurumdur. Milli Eğitimin temel ilkeleri bu istek ve ihtiyaçlara göre düzenler ve hayata geçirir. Ülkemizin içinde bulunduğu siyasi atmosferden bağımsız değil aksine doğrudan doğruya bağımlı bir noktadadır. Ülkemizin gerçekliğini, içeride ve dışarıda yürüttüğü mücadeleyi kavrayamadan milli eğitim konusunda atılan her adım hatalı sonuçlar vermektedir. Bunu sürekli değişen sınav sistemlerinden ve müfredatlardan da somut olarak görmekteyiz.

Mustafa Kemal Atatürk, Eylül 1924’te Samsun’da öğretmenlerle yaptığı konuşmada şu çok önemli teşhis ve tespitte bulunur: “Eğitimdir ki bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı, yüksek bir toplum halinde yaşatır veya bir milleti kölelik ve yoksulluğa terkeder.” bu söz göstermektedir ki Atatürk milletin gerçek zaferini eğitim ve öğretimde görmektedir.

Mustafa Kemal Atatürk, çocuklarımızın ve gençlerimizin kendi millî değerlerimizle yetiştirilmesini istemiştir. Bu konuda doğu ve batıyı taklit etmekten uzak durulmasından yanadır. Bunun için eğitim dili, yöntemi ve eğitim araçlarının tamamen millîleştirilmesini istemiştir. Geleneksel eğitim modellerinin terk edilerek çağdaş bir eğitim modelinin geliştirilmesinin önemini vurgulamış ve bu modelin yabancı fikirlerden ve etkilerden uzak ve bizim millî değerlerimize uygun olmasını istemiştir.

YURT – Eğitim Sen olarak Eğitimin uygulamalı olmalısı, Sadece teorik olarak yapılan eğitim kişiye bir beceri ve tecrübe kazandıramaz. Sadece ezberci yapar. Bunun için teorik eğitimin yanında pratik uygulamalı eğitim yapılmalıdır. Şoförlük yapmayı sadece kitaptan okuyarak öğrenmiş fakat hiç direksiyon başında uygulama yapmamış olan insan araç kullanmada ne kadar başarılı olabilir, elbet de bir başarı elde edemez. Tıpkı bunun gibi okullarda öğretilen bilgilerin iş yerlerinde uygulaması yapılmadıkça eğitimden bir verim alınamaz.

Sendika olarak Eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak eğitimin temel prensiplerinden birisidir. Bunun için toplumun her kesimini eğitim hizmetlerinden yararlandırmak, demokratik rejimlerin temel hedeflerindendir. Toplumun her bireyine ve ülkenin her yerine eğitimde fırsat eşitliğini sağlayabilen ülkeler eğitimle kalkınma fırsatını da yakalamışlardır.

Günümüzde her seviyede okullar yurt çapında yaygınlaştırılmıştır. Ancak hepsi vatandaşlara eşit fırsatı verebilecek nitelikte değildir. Bina, öğretmen, öğretim elemanı ve araç-gereç yönünden farklı bir durumdadırlar. Bu sebeplerden her birinde aynı kalitede eğitim verilememektedir. Okullar eşit şartlarda eğitim verme imkânlarına kavuşturuldukça eğitimde fırsat eşitliği sağlanmış olacaktır.

Sonuç olarak; eğitimin hükümetler çerçevesinde değil milli bir politika haline getirerek kalıcı ve sürekli hale getirilmesi, eğitimi günlük tartışmalar ve siyaset malzemesi haline getirilmemesi gerekiyor.

Yüreği yurt ve insan sevgisiyle atan toplumu bir adım ileriye nasıl götürürüm kaygısını duyarak çalışan bu uğurda kendini sürekli gelişimin içinde tutan öğretmenlerimizi hatta bu yüce görev için vatanın her yanında öğretme duygusuyla ülküsü için görevi başında şehit olmuş öğretmenlerimizi de şükranla minnetle anıyorum.

Tufan GÜL
YURT Eğitim Sen
Genel Başkan Yardımcısı
( Basın İletişim ve AR-GE Başkanı )

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


Yukarı Çık

Web Design - TFNGL